MENU
Ara
EN
MAKALE

Dizilerdeki Teknolojiler Gerçek Olabilir mi?

13 Mayıs 2024
8 dk
Kaydet
Daha fazlası için kaydır

Dizilerdeki Teknolojiler Gerçek Olabilir mi?


Günümüzde bilim kurgu dizileri ve filmleri, geleceğin teknolojik potansiyelini hayal etmemize yardımcı oluyor. Özellikle, dizilerdeki karakterlerin kullanımına sunulan teknolojik imkanlar, bizleri şaşırtan ve heyecanlandıran birçok yenilik içeriyor. Blog yazımızda bu yeniliklerden Sophon ve Hiper Gerçekçi VR'a bir göz atacağız.


Sophon: Süper Bilgisayarın Sıra Dışı Yetenekleri


İsmi Sophon olan yapay zeka bir bilgisayar, gerçekçi olabilir mi?


Bu bilgisayarın en çarpıcı özelliği, kapanması durumunda bir proton büyüklüğüne kadar küçülebilmesi ve açıldığında tüm bir gezegeni kaplayabilecek boyutlara ulaşabilmesidir. Dahası, Sophon yerleşik yapay zekası sayesinde özerk bir şekilde kararlar verebilir ve hareket edebilir. Her şeyi görüp duyabilen Sophon, insanların planlarını önceden tahmin edebilir ve teknolojiyi etkileyebilir. Ancak günümüzde böyle bir bilgisayar yaratmak bir hayli sıra dışı.


Hiper Gerçekçi VR: Duyuları Etkileyen Sanal Gerçeklik


Günümüzdeki sanal gerçeklik deneyimleri genellikle görsel odaklıdır ancak Hiper Gerçekçi VR, duyuları etkileyebilme yeteneğiyle dikkat çeker. Apple Vision Pro gibi cihazlarla kullanılan bu VR teknolojisi, beyin nöronlarıyla iletişime geçerek dört duyuyu da etkileyebilir. Bu sayede, sadece görsel değil, koklama, dokunma ve işitme gibi duyular da VR deneyimine dahil edilebilir.


Geleceğin Mümkün Görülen Gelişmeleri: Neuralink ve Gerçeklik


Dizilerde tasvir edilen gelişmeler, günümüzde de benzer teknolojik ilerlemelerin yaşandığını düşündürmektedir. Örneğin, Neuralink benzeri cihazların gelişmesiyle, oyundaki gibi gerçekçi deneyimler elde etmek mümkün olabilir. Bu sayede, sanal dünyada bir çiçeği koklamak veya bir masaya çarptığınızda gerçek acı hissetmek gibi deneyimler yaşanabilir.


Dondurma İşlemi ve İnsanların Yeniden Canlandırılması


Bugün ABD ve Rusya'da üç farklı merkezde yaklaşık 300 kişi, kriyoprezervasyon veya dondurularak saklama yöntemiyle bekletiliyor. Bu işlem, kalp durduktan hemen sonra gerçekleştiriliyor.


Bu insanların beyin dokuları, hücrelerin ölüm sürecine girmeden önce vitrifikasyon adı verilen bir buzlu dondurma yöntemiyle korunuyor.


Bu insanların yeniden hayata döndürülüp döndürülemeyeceği konusu belirsizliğini koruyor. Ancak, birçok insan, belirsizliğin kesin ölümden çok daha tercih edilebilir olduğuna inanıyor. Bu şekilde dondurulmayı bekleyen yaklaşık 1250 kişi bulunuyor.


Günümüz tıp dünyasında organların dondurulması ve taşınması mümkün ancak tüm vücudu dondurarak hayata geri döndürmek şu an teknolojik olarak mümkün görünmüyor.


Bir Gemiyi Dilimleyecek Kadar Güçlü Nanofiber Üretmek Mümkün mü?


Nanofiber teknolojisi, günümüzde malzeme biliminde giderek daha fazla ilgi gören bir alan haline gelmiştir. Bu teknoloji, nano boyuttaki liflerin üretilmesini ve kullanılmasını içerir. Nanofiberler, geleneksel liflere göre çok daha ince yapıya sahiptir ve bu da onların birçok alanda etkileyici özelliklere sahip olmasını sağlar.


Bir gemiyi dilimleyebilecek kadar güçlü bir nanofiber oluşturmak, gerçek dünyada mevcut değildir. Ancak, laboratuvar koşullarında özel olarak üretilen nanofiberler, çeşitli endüstrilerde kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle, inşaat ve imalat sektörlerinde mevcut uygulamalar vardır. Bununla birlikte, Panama Kanalı boyutlarında bir gemiye zarar vermek için nanofiberlerin üretimi ve kullanımı maliyetli, aynı zamanda da zor olacaktır.


Sonuç: Geleceğin Teknolojik Harikaları


Neuralink ve Hiper Gerçekçi VR gibi teknolojik yenilikler, karakterlerin yaşadığı dünyayı daha da ilginç kılıyor. Bu teknolojilerin gerçek hayatta nasıl gelişeceği ve kullanılacağı ise şu an için bir sır. Ancak, dizilerdeki bu hayal ürünü teknolojiler, geleceğin ne kadar heyecan verici olabileceğini düşünmemizi sağlıyor.

Paylaş

Diğer Makaleler